İzledim: House M.D.

İnsanlar aynı aktivitelerden keyif aldığı kişilerle vakit geçirmekten daha fazla zevk alır. Benim de bu aforizma ile çelişmeyen temeller üzerine kurulmuş arkadaşlıklarım var. Arkadaşlarımla sohbet ederken mutlaka bir kaç cümle bazı dizilerden veya filmlerden alıntı olur ve ardından o dizi/film üzerine başlayan kısık sesli sohbet bir süre sonra bağırış-çığırış ”o nasıl finaldi be!” ile biter ve herkes gönül rahatlığıyla biralarını yudumlar.

Bu tatlı sohbetleri buradan da yapalım istedim ve izlediğim, keyif aldığım dizi ve filmleri paylaşmak ve onlar hakkında ufak yazılar yazarak kendi hafızamı taze tutmak istedim.

Açıkça söylemeliyim ki ”ilk hangi diziyi yazayım?” sorusunu kendime sormadım bile. Tabi ki House M.D.


House, 2004-2012 yılları arasında benim gibi tüm dünya üzerindeki bir çok insanın hayatına dokunan dizilerden biridir. Dizinin büyük bölümü New Jersey’de kurgusal bir hastanede, Princeton-Plainsboro Eğitim Hastanesi’nde geçmektedir ve sarkastik, ukala, bağımlı, takıntılı ve çok bilmiş bir karakter olan Dr. House (Hugh Laurie) hastanedeki teşhis bölümünün başındaki, başarılı bir hekim olarak karşımızdadır. Kesinlikle bir hastane dizisi mantığıyla izlenmemesi gerekiyor. Dizi izlemeyi seven fakat bu diziyi hiç izlememiş insanlarla karşılaştığımda çok şanslı olduklarını düşünüyor, evvelden hem türkçe altyazılı, hem de ingilizce altyazılı anadilinde izlemiş biri olarak ¨bir daha mı?¨sorusunu kendime sormadan edemiyorum.

Başrol oyuncusu Hugh Laurie İngiliz olmasına rağmen 8 sezon boyunca Amerikan aksanı yaparak oyunculuk konusunda oha dedirtmiştir. 2006 ve 2007 yıllarında altın küre alarak başarısını tescillemiştir.

Ana karakterin yapısı Sherlock, The Mentalist, Dexter, Mr.Robot, The Bing Bang Theory ve Breaking Bad’de olduğu gibi hem sorunlu hem de başarılı karakter modeli ile örtüşüyor.

Sherlock demişken, Dr. House karakterinde ve dizinin genelinde Sherlock Holmes’a onlarca gönderme görebilmek mümkün. Gregory House’un vakaları çözüm şeklinden tutun, bağımlılıkları, en yakın arkadaşı ile ilişkilerinden ev adresine (221B) kadar bir çok detay var. Senarist David Shore da sonradan House karakterini yaratırken Sherlock Holmes’tan esinlendiğini söylemiştir.

Nihayetinde izlediyseniz muhabbetini yapalım, izlemediyseniz iyi seyirler! (IMDB)

you talk to god, you’re religious
god talk to you, you’re psychotic

everybody lies

 

CEVAP VER