Ülkemize sürekli teğet geçen ekonomik krizlerin tarih kitaplarındaki “Halk ağır vergiler altında eziliyordu.” klişesini canlandırdığı bu yıllarda dünyanın en zengin %1’lik kesiminin serveti diğer tüm insanların tamamınınkine eşitlendi. Haber kaynakları dünyanın en zengin 62 kişisinin servetinin en fakir %50’ye eşitlendiğinden bahsederken ben de son zamanlarda gelir adaletsizliğine fazlaca kafa yordum ve her geçen gün biraz daha bu durumun rahatsızlığı ve farkındalığıyla şu dünyadan biraz daha soğudum. (bkz. gini katsayısı) (bkz. lorenz eğrisi)

Dünyayı boşver Uygarcım, sen ne yapıyorsun?!

Öyle sürekli protest yazılar yazıp dünyaya bok atmakla olmuyor elbette. Her ne kadar vergiler konusunda şimdilik tek yapabildiğim şey sandığa gidip oy atmak ve mümkün olan heryerde sesimi çıkarmak olsa da kendi harcamalarımı kontrol altına almak ve sürdürülebilir tüketim bilincini öğrenmek için kendime bir takım 2017 hedefleri koydum. Olur da beceremezsem biraz olsun utanmak ve sorumluluğun verdiği rahatsızlığı hissetmek için için bu hedeflerimi bu blog vasıtasıyla kamulaştırıyorum.

Sigarayı Bıraktım!

Çalışarak, emek harcayarak ve sabahları alarm sesi ile uyanmanın kişiliğimde bıraktığı yoğun kölelik izi ile kazandığım paramın yaklaşık 15 lirasını her gün sigara almak için harcıyorum. Bu paranın büyük bir kısmı Türkiye’deki vergiler yoluyla rant peşinde koşan dönemlik inşaat firmalarının vizyonsuz sahiplerinin sonradan görme uyuz çocuklarına ve onların şatafat merakına gidiyor. Diğer bir kısmı da yukarıda bahsettiğim dünyanın en zengin %1’lik kısmını biraz daha zengin ediyor. Bu para akışı beni daha da fakirleştirirken uyuz zengin çocuklarının son model range rover araçlarıyla trafikte biz fakirleri öldürme ihtimalini de arttırıyor.

Kibarlaştırmaya gerek yok arkadaşlar, madde bağımlısıyız. Üstelik yoksunluk sendromuna girince epeyce pisleşiyoruz. Bu sigara olur, alkol olur, seks olur, cips-kola olur, ne bileyim kumar olur… Adını ne koyarsanız koyun, bir şeye bağımlı olmanın huzursuzluğu Range Rover mevuzusundan bile daha çok üzüyordu beni.

Yaşım ve konumum itibariyle baba adayıyım. Her geçen gün sevimli çocuk videolarına ve fotoğraflarına daha çok maruz kalıyorum ve iyiden iyiye babalık duygusu toplum tarafından biraz daha fazla empoze ediliyor.

Sigara kokan, derin nefes aldığında öksüren, 2. katın merdivenlerinde tıkanıp götünden solumaya başlayan ve daha yeni doğmuş çocuğunu kanser ile tanıştıran bir baba olmamak için ve sayamayacağım yüzlerce sebebin bir araya getirip kuytu köşede beni sigarayı bırakmam konusunda sıkıştırmasından dolayı, çevremdeki iyi insanlardan aldığım “aslansın, kaplansın” ile 15 aralık 2016 günü kendimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Psikiyatri Polikliğini Bağımlılık Servisinde genç bir doktora sigarayı bırakmaya karar verdiğimi anlatırken buldum. Ertesi gün devletin ücretsiz olarak verdiği ilacı aldım ve içmeye başladım. Psikiyatr ilacı içmeye başladıktan bir hafta sonra kendime bir gün belirleyip sigarayı bırakmamı söyledi ve “istersen yeni yıla sigarasız gir.” dedi. Çocukluğumdan beri yeni yıla sigarasız giren bağımlıların hatrı sayılır kısmının o yılı elinde sigarayla bitirdiğini gördüğüm için bunu kabul etmedim ve daha öncesinde bırakmayı kafama koydum. İş için 23 Aralıkta Antalya’ya gidip 25’inde Eskişehir’e dönecektim ve Eskişehir’de bir daha sigara içmemek harika bir fikirdi. Antalya Havalimanında son sigaramı yarım içerek söndürdüm ve bugün itibariyle 6 gündür temizim!

Zor değil!

İlacı bütün yan etkilerini bilerek aldım ve neredeyse bütün yan etkilerini de yaşıyorum. En belirgin olanları ise çarpıntı, ağız kuruluğu(ağzım acıyor), uykusuzluk ve sürekli bölünen kalitesiz uyku sebebiyle bir miktar mutsuzluk.

Onun dışında gerçekten üçüncü günün şafağında doğuya bakabilir ve derin bir nefes alarak gönül rahatlığıyla “nikotin’den kurtuldum” diyebilirsiniz! Kurtuluyorsunuz!

İlk üç gün hem alışkanlıklarla, hem de nikotin yoksunluğunun tetiklemeleriyle savaşıyorsunuz. (bu arada kullandığım ilaç tam da burada devreye giriyor ve bu yoksunluk belrtilerini %40’lara düşürüyor) Üçüncü günden sonra tamamen psikolojik bağımlı oluyor ve sadece alışkanlıkların anlık tetiklemeleriyle ufak kavgalar etmeye başlıyorsunuz. Beşinci günde ise sadece ve sadece bir kere, trafikte canım sigara istedi. Bu harika bir duygu. Sigarayı bıraktım!

Artık, gecenin bir vaktinde sigarası bittiği için buz gibi soğukta benzin istasyonuna giderken kırmızı ışık ihlali yapan bir range rover’ın altında kalmayacak olmanın verdiği huzur ile yaşayacağım.

Yürüyemez hale geleceksin, çok kilo alacaksın! 

Vay efendim zaten duba gibisin iyice şişeceksinler, öldüğünde evinden çıkarmak için itfaiye ekiplerini çağıracaz da mezara kule vinç ile yerleştirecezler, kafan kadar olacak olan memelerini aldırmak zorunda kalacaksınlar da bilmemneler… İstisnasız herkes sigarayı bıraktığımda zaten çok iyi anlaşamadığım sağlıklı yaşam ile aramın daha da açılacağını ve halihazırdaki 0.1 tonluk ağırlığımın giderek artacağını söyledi. İstisnasız herkes!

İ-RA-DE!

Uygar elbette bunu da düşündü ve işini severek yapan canavar gibi bir diyetisyen yardımı ile sigarayı bıraktığı günden bu güne, yani 5. günün sonunda 2 kilo verdi ve tamamen sağlıklı bir diyet ve ufak egzersizler ile hızla vermeye devam edecek.

Senenin sonunda 15 kiloluk bir kayıp ile şişman insanlarla dalga geçmek için gerekli yasal kilo sınırının altına düşmüş olmayı planlıyorum. Bu da ikinci 2017 hedefim olarak not alınsın. Ergenlik dönemimde yaşadığım şehir değişikliği sebebiyle sokaklardan ve spordan kopup bilgisayarın karşısına geçtiğim günden beri kiloluyum ve bir kere bile şişmanım diye utanmadım. Dünyada yaşayan her 100 kişiden 11’i, yani yaklaşık 800 milyon insanın yetersiz beslendiği gerçeğini bile bile XL giymenin verdiği utançtan yer kalmamış olabilir. Onu da bu yıl içerisinde çözüyor olacağım.

Ayda 4 kitap!

Sürekli bilgisayar ekranından okuma yaparak gözlerimi ve keyfimi yeterince mundar ettiğim için bir pastanede Kindle Paperwhite 3 e-book reader ile tanıştırıldım ve çok iyi anlaştık. 2017 içerisinde ilişkimizi sıkılaştırarak ne olursa olsun ayda 4 kitabı devirmeyi düşünüyoruz. Bu da 3. hedeftir!

Bu yazı 2016’nın son gününde yazıldı. 2017’nin son günü tekrar okunacak, paylaşılacak ve eğer başarısız olunmuşsa “tükür evladım babanın suratına” kanunları devreye girecektir!

Tecavüzlere, cinayetlere, teröre, yolsuzluğa, haksızlığa ve adaletsizliğe ses çıkarmayıp organizasyon şirketinden günlük 50 lira alabilmek için sabahtan geceye kadar noel baba kostümünün içinde aptal çocukları eğlendirmeye çalışan insanları döverek tepkisini gösteren otokontrolü gelişmemiş insanlar ile aynı fanusun içinde yaşam savaşı veren iyi kalpli ve vicdanlı insanların yeni yılı kutlu olsun.

2017 burç yorumunuz aşağıda! Bak bu dev hizmettir işte.

 

 

*** 20. Günün sonunda gelen güncelleme ***

20 gündür bir tane bile sigara içmedim, bir daha içmeyeceğimden de eminim. İlacı da bırakma sürecine girdim, epey azalttım. Hayatın böyle daha huzurlu olduğu konusunda hiç şüphem kalmadı. Aç kalmadan, sağlıklı bir şekilde 20 günde 6 kilo verdim ve vermeye devam ediyorum.

Hadi bakalım…

*** 3. Ayın sonunda gelen güncelleme ***

1.ayın sonunda ilacı da bırakmıştım. Dolu dolu 3 ay geçti ve bu sürede elbette hiç sigara içmedim. Hem niye içeyim ki? Böylece bu konuyu burada kapatmış olduk. Darısı diğer madde bağımlılarına…

*** 9. Ayın sonunda gelen güncelleme ***

Halen sigara içmiyorum. Onu düşünmüyor, sigara içilen bir ortama girdiğimde pis kokusu üzerime sinmesin diye uzaklaşmaya çalışıyorum. Ne mutlu ki bu iş bitti. Canım hiç istemiyor. Hayatımdaki en büyük başarım oldu.

Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almadım, veremedim de. Gelecek yılın hedefi de böylece belli oluyor sanki.

Yıl sonunda görüşmek üzere.

CEVAP VER